Tem 012013
 

Şenol EKER ismini hatırlayanlar olacaktır içinizde. Sizin Amstrad dergisinin yazarlarındandır. Bu dergiyi tarayıp paylaşmak için hiçbir yerde bulamazken, elinde bulunan tek sayı olan 2’yi tarayıp yollamıştı bana. Sanırım yıl 2009 falandı. İşte o yıllardaki yazışmalarımızdan birinde bana “music player ve bununla beraber gelen bir ilkbahar sabahı”ndan haberdar olup olmadığımı sormuştu. Kendi ürünü olan bu programın bir kopyası elinde yoktu. O günden beri elime ne zaman bir 3” disket geçse içinde ilk önce bu programı ve şarkıyı arıyorum.

Ve mutlu haber bu sabah bizzat Şenol Bey’in kendisinden geldi. Senelerdir aradığı “Bir ilkbahar Sabahı”nı bizzat kendisi bulmuştu. Daha doğrusu; kağıt çıktısını bulup, bunu CPC’de tekrar yazmıştı. Bu noktada kızının yardımlarından da bahsetti.

Ben kendisine kaynak kodunu nereden bulduğunu, bu kodda ismi geçen Devrim Ali Özonur’ un kim olduğunu ve bu şarkının CPC’de yazılma sürecinin öyküsünü sordum. O da sağolsun epey detaylı ve içten bir şekilde anlatmış.

Kodu temin etme hikayesini şöyle aktardı:

Yakın bir arkadaşım -ki onda da CPC 6128 vardı- Hatırlamadığımız bir zamanda, elimize bir yazıcı geçtiğinde print etmiş. Bunları da geçen gün bulmuş. Benim yana yakıla bunu arıyor olduğumu bildiğinden de hemen tarayıp PDF olarak bana yollamış. Bu arkadaşımın adı Özcan Altınbaş; Brisa’da Elektronik ve haberleşme mühendisi (fakülteden sınıf arkadaşım)

Kodda ismi geçen Devrim Ali Özonur hakkında ise:

Devrim Ali Özonur, bunu yazdığımız yıllarda tanıdığım birisiydi. O zamanlar 12-13 yaşlarında idi sanırım ama inanılmaz bir zekaya, müzik bilgisine ve kulağa sahipti. Bu zeka ile bu çocuk çok büyük adam olacak derdim. “Devrim Özonur” diye biliniyor, Google’da bulabilirsiniz.

Kodun yazım hikayesi ise şöyleymiş:

Ben o zamanlar, Salih Pektaş’ın sahibi olduğu “Körfez Bilgisayar” diye bir yere “takılıyor” idim. Kod yazmayı bilmek henüz kolayca paraya tahvil edilemiyordu. Salih abi (http://www.slideshare.net/salihpektas) benim, onun 15 metrekarelik “bilgisayarcı” (?) dükkanındaki CPC 464 ve sonradan aldığı 6128 ile “oynamama” müsaade ediyordu. Çay ve tost da ısmarlıyordu. O tostlar mı çok güzeldi yoksa başka bir sebebi mi var hatırlamıyorum ama ömrümün ondan sonraki kısmında o derece lezzetli tosta bir daha rastlamadım. Orada çalışıyordum diyemem zira kendisi de pek para kazanmıyordu. Ben bunun karşılığında Salih abiye para kazandıracak ne yapıyordum bilmiyorum, benim amacım “öğrenmek” idi.
Devrim dediğimiz bu çocuk da dükkana gelip giderdi. Babası ona Amstrad 464 almıştı ve benden bir şeyler öğrenmek için gelip gidiyordu.
Salih abi de Ghostbusters gibi oyun programlarındaki yabancı müzikleri duydukça “Bizim de çok güzel müziklerimiz var, Bunları bilgisayara aktarma işini de yapabilecek bizden başka kim var ki? Bu bilgisayarı en iyi kullananlardan biri sensin. O halde bunu yapmak senin görevin” diyerek beni motive etti. Ama benim müzik bilgim bunu yapmaya yetmez ki dediğimde de Devrim’i öne sürdü.
Ben müzikten anlamam. Daha doğrusu ortalamanın üstünde anlasam da Devrim’in yanında sıfır sayılırım. Ayrıca bu parçadaki ikinci sesleri yazmak da benim için imkansız ötesi bir şey. Hangi şarkıyı yapacağımıza da Salih abi karar verdi yine. Tartışmak ya da itiraz etmek, başka bir öneride bulunmak aklımızın ucundan bile geçmedi 🙂
Devrimle birlikte başladık. En önce ham notaları getirdi, onları girdik, sonra ritmi tasarladık ve bindirdik, en son da ikinci sesleri koyduk.
Tabii şimdi kodları incelediğimde kimi yerleri komik geliyor, daha derli toplu yaparım şimdi olsa diyorum ama sebep derli toplu yapmak değil, şu andaki beyin kapasitemin o hengameyi yönetmeye yetmemesi sanırım bunun sebebi 🙂
Zaman geçince her şey gibi beyin kapasitesi de azalıyor. Bunu da tecrübe ile takviye ediyor insanlar. Sonra da gençlerin yaptıklarını “ama bu düzensiz” diye beğenmiyorlar. “Ben düzensiz olarak yapmayı beceremeyecek derecede yetilerimi yitirdim” demek yerine.
Bu parçayla birlikte “Music player” olsa gerek adı; bir elektronik org programı da yapmıştım, bu şarkı da onun demosu sözde. Ama benim kalbimde o program sadece ilkbahar sabahı nın “kılıfı” dır. Hayattaysa kulakları çınlasın Memoreksin sahibi Hamdi bey de programı “ben satarım” diye alarak bize maddi destek vermişti.
Sakın birisi bu şarkının falanca yerinin kötü olduğunu söylemeyi falan aklından geçirmesin. Buna tahammül etmeme hakkı verecek kadar çok emek verildi ona. Sadece en son 1-2 saniyesinde orijinalinde olmayan acayip bir ses var. Sanırım kod geçirilirken hatalı yazılmış bir yer olmalı.

Ben bu şarkıyı Music Player ile mi keşfettim tam emin değilim. Aklımda kalan sanki kocaman bir Körfez Bilgisayar logosu ve arka fonda çalan bir ilkbahar sabahı. Hem bu şarkıyı sevdiğim için hem de Türk malı bir eser olduğundan dolayı birilerine CPC’de birşeyler göstermem gerektiğinde bunu da mutlaka çalardım.

Yıllar sonra Körfez Bilgisayar (Cengiz Topel caddesi) ve Bir ilkbahar sabahını duymak; cidden içimde tarif etmesi pek de kolay olmayan birşeyler uyandırdı 🙂

Şenol EKER’e hem geçmişte hem de günümüzde, Amstrad CPC camiası için yaptıklarından dolayı teşekkür ederim.

Hiçbir şey ile uğraşmadan sadece müziği dinlemek isterseniz tıklayın.

Ekteki dosyada hem WINCPC emulator hem de Senol.DSK dosyası var. DSK’yı emulatore gösterip RUN”ILKBAHAR demeniz yeterli.

wincpc ve ilkbahar

  3 Responses to “Ve Şenol Ve Körfez Ve Bir İlkbahar Sabahı”

  1. Eskilerden böyle haberler almak ne güzel 🙂 Ancak linkteki dosyayı açamıyorum. İnvalid ogg file türünde bir hata yazıyor.

  2. Az mı dinlemiştim Amstrad’da. Mükemmel ötesiydi. Yapanın eline koluna sağlık.

  3. ne güzel bir yazı.
    o günlere döndüm.

    saol.

 Leave a Reply

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

(required)

(required)

%d blogcu bunu beğendi: